Widget Image
Pzt - Cuma: 9:00 - 18:00 Cmts: 9:00 - 14:00
0 (533) 382 42 82
E-Posta info@taylantemel.com

Öne Çıkan Makaleler

Bizi Arayın 0 (533) 382 42 82
Pzt - Cuma: 9:00 - 18:00 Cmts: 9:00 - 14:00
E-Posta info@taylantemel.com

Trigeminal Nevralji

Trigeminal Nevralji

Trigeminal sinir olarak adlandırılan sinir, kafanın her iki tarafında birer adet bulunan, çene ekleminin arkasında, kafa tabanında kendi adıyla adlandırılan çukurdan başlayarak yüze ve çeneye dallar gönderen büyük bir sinir köküdür. Trigeminal sinir, beyin dokusundan çok ince yapılar ile ayrılır. Sinirin komşuluğunda yoğun damarsal yapılar ve beynin kendisi bulunur.

Trigeminal sinir içerisinde hem yüzün ilgili yarısının duyusunu alan dallar bulunur hem de çeneyi hareket ettiren kaslara giden motor dallar bu sinirden köken alır. Bu nedenle trigeminal sinir “mixed (karışık) bir sinir” olarak adlandırılır.

Trigeminal sinirin 1. dalı “oftalmik sinir” olarak adlandırılır; göz küresinin hemen altından başlayan bir sınırla burnun ucunun ve alnın ilgili tarafının duyusal uyarısını alır. Bu sinir dalında motor lifler yoktur, yani bu sinir alın kaslarının hareketinden sorumlu değildir.

  1. dal “maksiller sinir” olarak adlandırılır; şakaktan başlayan bir hat ile ilgili tarafta üst dişlerin, üst dudağın ve elmacık kemiğinin duyusunu alır. Oftalmik sinir dalı gibi bu sinirde de motor lifler yoktur. Yani çene eklemi ya da yüz kaslarının hareketlerine bu sinir dalı katılmaz.
  2. dal “mandibuler sinir” olarak adlandırılır; şakak bölgesinden başlayan bir hat ile çene ekleminin, kulak önünün ve alt çene ile dişlerin duyusunu alır. Aynı zamanda çenedeki çiğneme kaslarının motor lifleri de bu sinirin içinde yer alır.

Trigeminal nevralji, Trigeminal sinirin en sık görülen hastalığıdır. Bu hastalığın oluşmasında birden çok teori vardır; sinire yakın seyreden atardamarların sinir lifleri üzerindeki basısı, sinir liflerinin kafatasından çıktığı açıklıklarda sıkışması, kafaya veya yüze alınan darbeler, zona hastalığına neden olan herpes virüsü vb. Bazen diş tedavilerinden sonra trigeminal nevralji gözlenir ancak diş tedavisinin bu hastalığa nasıl neden olduğu tartışmalıdır. Mevcut teorilerden kanıtlanan olmamıştır.

Trigeminal nevralji hastalığında sinirin oftalmik, maksiller ya da mandibuler dallarından birisi, herhangi ikisi ya da üçü birden tutulabilir. Ağrılar ve semptomlar tutulan dallara göre değişiklik gösterebilir.

  • Oftalmik sinir hasarında;
    • Göz çevresinde, kaşın üzerinde ve alında şiddetli, kısa süreli ve “ÇAKAN” tarzda bir ağrı,
  • Maksiller sinir hasarında;
    • Üst çenede, üst dişlerde ve damakta, üst dudakta şiddetli, kısa süreli ve “ÇAKAN” tarzda bir ağrı,
  • Mandibuler sinir hasarında;
    • Alt çenede, alt dişlerde, alt dudakta ve kulak önünde şiddetli, kısa süreli ve “ÇAKAN” tarzda bir ağrı meydana gelir

Ağrının karakteri çok önemlidir çünkü trigeminal nevralji ağrısı kısa süreli, elektrik deşarjı gibi, dayanılmaz ve ÇAKAN tarzda bir ağrıdır.

Ağrı konuşmakla, yemek yemekle, bazen sıcak ya da soğuk gıdanın dişe dokunmasıyla, diş fırçalamayla başlayabilir. Dayanılmaz ve bıktırıcı bir ağrıdır. Bu ağrıyı yaşayan kişiler genellikle ilk olarak diş problemlerinden şüphe ederler ve diş hekimlerine başvururlar. Eğer dişlerde problem varsa gerekli tedaviler uygulanır ancak ağrılarda düzelme olmaz. Bu durum problemi daha da karmaşık hale getirir çünkü tedaviye rağmen geçmeyen diş ağrısı(!) gereksiz tedavilere ve hatta sağlam dişlerin çekilmesine kadar varan negatif sonuçlara neden olur. Uygulanan tedavilerden fayda göremeyen hasta, ağrısına çare aramaya devam eder.

Nöroloji ve/veya beyin cerrahisi kliniklerine yönlendirilen hastalar uygun teşhis aldıktan sonra ilaç tedavisi ilk uygulanacak tedavi yöntemi olmalıdır. Hastaların bir kısmı ilaç tedavisinden fayda görür ve rahatlar. İlaç tedavisinden fayda görmeyen hastaların bir kısmına beyin cerrahisi tarafından “cerrahi dekompresyon” denen ve sinir liflerinin cerrahi olarak etraf dokudan ayrıldığı ve sinirin etrafının genişletildiği ameliyat yöntemi ile sağlıklarına kavuşabilirler. Cerrahi yöntemin en önemli dezavantajı, işlemin bir kafa tabanı ameliyatı olması, cerrahi olarak serbestlenen sinirin tekrar çevre dokuya yapışma riskidir. Eğer bu durum gerçekleşirse ağrılar tekrarlayabilir ve tedavisi daha zor olan bir durumla karşı karşıya kalınabilir.

İlaç tedavisinden sonra uygulanabilecek en etkili ve başarılı yöntemlerin başında girişimsel yöntemler gelir. Genel olarak bu işlemlerde lokal anestezi altında ince bir iğne yardımıyla trigeminal sinire ulaşılır, ağrıyı dindirecek ve tedavi sağlayacak işlemler uygulanır.

Girişimsel işlemler arasında en sık uygulanan ve en başarılı olan “trigeminal sinir radyofrekans tedavisi”dir. Bu işlemde ince bir kateter ile lokal anestezi eşliğinde hasta olan sinire ulaşılır, hasta ile konuşularak ağrı üreten ve taşıyan lifler teker teker tespit edilir ve işleme tabi tutulur. Bu işlem esnasında lokal anestezik ilaçlar dışında bir ilaç genellikle kullanılmaz, bu sayede beklenmedik yan etkiler en az seviyeye indirilir.

Trigeminal Nevralji
Trigeminal Nevralji

Trigeminal sinir radyofrekans tedavisinde kullanılan kateter ile hasarlı sinire radyo dalgaları yardımı ile odaklanmış yüksek enerji uygulanır. Bu enerji, dokuda bir ısı artışı meydana getirir, bu sayede sinirde denaturasyon oluşur, protein yapısı değişir ve ağrı iletimi engellenir. Bu işlemle sinire bir zarar verilmez.

Trigeminal sinir radyofrekans tedavisi ameliyathane ortamında, ameliyat ciddiyetinde uygulanır. İşlem için hastanın en az 6 saat aç ve susuz olması gerekir. Kullanılan kan sulandırıcı ilaçlar varsa bunlar mutlaka işlemden en az 5 gün önce kesilmiş olmalı, işlemden önce de kanama ve pıhtılaşma testlerinin mutlaka yapılmış olması gerekir.

Hasta işlem için ameliyathaneye alınmadan önce damardan rahatlatıcı ilaçlar verilerek hafif sedasyon uygulanır ve ameliyathane stresi ortadan kaldırılır. İşlem için ameliyathaneye alınan hasta, C-kollu skopi denen özel bir görüntüleme aletinin yardımı ile gerekli işlem pozisyonuna alınır. Gerekli pozisyon sağlandıktan sonra hastanın durumuna göre hastanın uyuması sağlanabilir. İşlemin en başından en sonuna kadar C-kollu skopiden mutlaka yardım alınır ve kateterin nerede olduğu anlık gözlenir. Alanında uzman olan hekim asla kateterin nerede olduğunu bilmeden hareket etmez. Kateterin trigeminal sinir köküne ulaştığı tespit edildiğinde hastanın uykusu azaltılır, kateter ve kateterin bağlı olduğu radyofrekans jeneratörü denen cihaz yardımı ile sinir liflerine elektriksel uyarılar yollanır. Bu elektriksel uyarılar şiddetli değildir, hastayı genelde rahatsız etmez ancak hasarlı ve ağrı üreten sinir liflerinin tespitinde çok önemlidirler. Anlaşılacağı üzere uygulanan bu işlem hasta ile hekimin karşılıklı konuşmasını gerektiren ve hastanın işleme tam olarak hazır olması gereken bir işlemdir.

Radyofrekans işleminin süresi ortalama 60 ile 90 dakika arasındadır. İşlem bitirildikten sonra hasta odasına alınır, yaklaşık 2 saatlik bir dinlenme süresinin sonunda hasta taburcu olacak duruma gelir. İşlemden sonra kısa süre içerisinde ağrılarda rahatlama sağlanır ancak ağrılarda en büyük rahatlama için en az 15 gün geçmelidir.

Uygulanan işlem geri dönüşlü bir işlemdir, yani sinir liflerinde meydana getirilen iyileşmeler zamanla eski haline gelebilir. Bu durum nadir olmasına karşın ihtiyaç durumunda radyofrekans tedavisi tekrar uygulanabilir.

Firma indir