Widget Image
Pzt - Cuma: 9:00 - 18:00 Cmts: 9:00 - 14:00
0 (533) 382 42 82
E-Posta info@taylantemel.com

Öne Çıkan Makaleler

Bizi Arayın 0 (533) 382 42 82
Pzt - Cuma: 9:00 - 18:00 Cmts: 9:00 - 14:00
E-Posta info@taylantemel.com

Blog

Ozon Terapi Nedir? Ne Değildir?

OZON TERAPİ NEDİR? NE DEĞİLDİR?

Ozon gazı, doğada yıldırım ve şimşeklerin yüksek enerjisi ile oluşan, atmosferin dezenfeksiyonunu sağlayan, dünyamızı güneşin zararlı ışınlarından koruyan kısa ömürlü bir gazdır. Yağmurdan sonra duyduğumuz toprak kokusunun kaynağıdır.

Ozon gazı 3 tane oksijen atomunun birleşmesinden meydana gelir. Doğada bilinen en etkili dezenfektan maddelerden bir tanesidir. Öyle ki bir şimşek çakması sonucu oluşan çok az miktarda ozon gazı, atmosferde oldukça fazla miktarda gazın dezenfeksiyonunu sağlar. Endüstride oldukça fazla alanda kullanılır. Şehir şebeke sularının ve yüzme havuzlarının dezenfeksiyonunda son derece yaygın kullanılır. Medikal sistemlerde, diş hekimliğinde ve özellikle son dönemde tıbbi tedavide yaygın kullanım alanına sahiptir.

1839 yılında C. F. Schönben tarafından ozonun keşfedilmesinden sonra 1900 yılında ilk ozon jeneratörü patentini Nicola Tesla aldı. Bu tarihten itibaren yaygın olarak kullanılmasına rağmen kullanılan malzemelerin ozona dirençli olmaması nedeniyle 20. yüzyılın üçüncü çeyreğine kadar medikal ozon kullanımı son derece azalmıştır. Yakın dönemde geliştirilen yeni jeneratörler, ozona dirençli malzemelerin yaygınlaşması ve maliyetlerin düşmesi ile medikal ozon kullanımı artış göstermiştir.

Günümüzde medikal ozon tedavisi diyabet, Buerger hastalığı, Reynoud sendromu, arteritler, Hashimoto tiroiditi, romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi kronik hastalıklarda, doku hasarı ile seyreden açık yaraların iyileştirilmesinde, sepsis gibi ağır enfeksiyonların varlığında, ülseratif kolit, Crohn hastalığı, Çölyak hastalığı gibi kalın bağırsağı tutan hastalıklarda, kas ve eklem kaynaklı problemlerde sıklıkla ana tedaviye ek ve bazen de ana tedavi olarak uygulanmaktadır.

Ozon, doğası gereği az verildiğinde az, çok verildiğinde çok etki eden bir ilaç değildir. Uygulamanın mutlaka deneyimli bir hekim tarafından yapılması, her seanstan önce hastanın ve mevcut hastalığın detaylı değerlendirilmesi, hastanın tedaviye yanıtının gözlenmesi, gerekli durumlarda ilgili branş hekimleri ile tedavinin tekrar gözden geçirilmesi ozon tedavisinin başarısı için şarttır. Ozon tedavisi için kullanılan tüm malzemeler ozona dirençli materyalden yapılmış olmalıdır, aksi takdirde vücuda yarar değil ciddi zarar verilebilir.

Majör otohemoterapi ozon tedavisinde en sık kullanılan temel yoldur; hastanın kanı steril ve ozona dirençli bir kan setine alınır, hekim tarafından belirlenen uygun dozda ve miktarda ozon gazı ile muamele edilir, gerekli reaksiyonlar gerçekleştikten sonra hastanın kanı tekrar damardan verilir. Bu işlem ağrısız bir işlemdir, tamamen steril koşullarda yapılır ve hastanın damarına ozon gazı verilmez. Diyabetik ayak ya da damar hasarına bağlı el ve ayak yaralarında dezenfeksiyon için ozon torbalama uygulanır; vücuda ozon gazı girmez, hasarlı dokudaki mikroplar çok etkili bir şekilde temizlenir. Hastanın ihtiyacına göre minör otohemoterapi, bölgesel ozon enjeksiyonu, yara etrafına ozon enjeksiyonu, kas içine enjeksiyon da uygulanabilir.

Damar yolu problemi olan ya da iğneden korkan hastalar ile kalın bağırsak hastalığı olan hastalarda doğru şekilde makattan uygulanabilen ozon tedavisi hem hastayı rahatsız etmez hem de etkisi kan ozonlama (majör otohemoterapi) ile aynıdır. Özellikle ülseratif kolit ve Crohn hastalığının akut dönemlerinde uygulanan ozon tedavisi şikayetleri hızla azaltır ve durdurur.

Ozon ile kan hücreleri karşılaştığında hücrelerden doku iyileşmesini arttıran interlökinler, bağışıklık sisteminin önemli parçaları olan interferonlar, immunglobulinler, doku iyileşmesini ve yeni damar oluşmasını sağlayan doku büyüme faktörleri, akyuvar ve alyuvarların sayısını arttıran büyüme faktörleri, hücrelerin fonksiyonlarını geliştiren ve iyileştiren birçok enzim ve hormon salgılanmaya başlar. Bunun sonucunda çok kısa sürede bağışıklık sistemi harekete geçer, dokulara giden kan damarlarında ve taşınan oksijende ciddi artış meydana gelir ve iyileşme başlar. Tüm bu etkilerin yanında diyabetli hastalarda kan şekeri düzeylerinde gerileme gözlenir, tansiyon değerleri normalleşmeye başlar, hasarlı organlar ve dokular yenilenmeye başlar.

Doku kanlanmasının ve oksijenlenmesinin artması, kas ve eklem kaynaklı kronik ağrılı hastalarda hızlı ve kalıcı bir iyileşme sağlar. Diz, omuz gibi eklemlerin kronik hasar ve ağrı durumlarında kan ozonlaması ile birlikte hasarlı eklem içine uygulanacak ozon tedavisi ile eklem kıkırdağının iyileşmesi sağlanabilir, ağrılar dindirilir ve hastaya hareket özgürlüğü verilir.

Ozon tedavisi ile vücuttaki tüm hücrelerde ciddi bir yenilenme ve gençleşme başlayacaktır; elbette bunun cilde yansımaması mümkün değildir. Düzenli olarak uygulanan ozon tedavisi ile ciltte sıkılaşma, gençleşme, kırışıklıklarda azalma, cilt altı destek dokuda iyileşme meydana gelir. Diğer cilt uygulamalarının aksine bu etkiler hücre kaynaklı olduğu için kalıcıdır.

Ozon tedavisi son dönemde kanser hastalarında da ana tedavilere ek olarak yaygın şekilde kullanılmakta ve oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Oksijensiz ortamda büyüyen ve çoğalan kanser hücrelerinin bol oksijenli ve ozon ile desteklenen vücutta canlı kalması oldukça zordur. Ayrıca harekete geçen ve güçlenen bağışıklık sistemi de kanser hücrelerine karşı daha aktif rol almaya başlar.

Ozon son derece etkili bir gazdır ve karşılaştığı her madde ile etkileşime girebilir. Ozona dirençli olmayan tıbbi malzemelerin ozon tedavisinde kullanılması sonucu PVC ile etkileşen ozon zararlı ve hatta kansere neden olan moleküllerin ortaya çıkmasına neden olur. Kullanılan enjektör ve damar yolu dahil her malzemenin güvenliği sıkı sıkıya denetlenmelidir.

Tüm bunlara rağmen ozon bir mucize değildir, uygulanan her hastalığı tek başına düzeltme şansı yoktur. Bu nedenle hastanın ve mevcut hastalığın hekim tarafından iyi bilinmesi, doğru analiz edilmesi, terapinin mutlaka deneyimli hekim tarafından uygulanması, hastanın her seansta tekrardan değerlendirilmesi son derece önemlidir.

No Comments
Post a Comment
Name
E-mail
Website

Firma indir